24 Haziran 2010 Kol Zaferi Kutlamaları |
Kol Kalesi ve Kol Zaferinin Tarihçesi; KOL ZAFERİ (24 Haziran 1080) Bugün Ardahan ilimize bağlı Posof ilçesinin Kolköy'ü çok eski tarihî olaylara sahne olmuş bir yerdir. Günümüze kadar ayakta kalabilmiş olan tarihî Kol Kalesinden bahseden eserlerde, Gürcü tarihlerinde geçen Kuel, Koul, Kvelis-Kur, Kvelis-Tzikhe şeklindeki imlâyı kullandığından buranın Posof un Kol köyü olduğu tam olarak anlaşılamamıştır. Söz konusu kaynaklar, Selçuklu Sultanı Alparslan'ın, 1064 yılı seferi sırasında Selçuklu ordusunun Kveliskur'a kadar ilerlediğini kaydetmektedir. Bu seferde Bizans'a bağlı olan Bagratlı Kralı, Sultan Alparslan'a itaat ve tâbiiyetini arz ederek yıllık vergi vermeyi kabul edip barış diledi. Bagratlı Kralı IV. Bagrat'ın barışı bozması üzerine yeni bir sefere çıkan Alparslan, 1069 yılında Tiflis, Ahıska, Posof, Kol Kalesi, Şavşat, Acara, Ardanuç ve Oltu'ya kadar geldi. Bu devirde Kol Kalesinde Bey olarak Caklı Murvan oturmaktaydı. (Posof un Yurtbekler köyünün eski adı Cak'tır.) Bu fetihlerle bölgeye Oğuz nüfusu geliyor ve İslâm dini de yayılıyordu. Alparslan'ın üçüncü batı seferi, bilindiği gibi, Malazgirt Zaferi'yle sonuçlanmış, 1072 Aralık ayında da vefat etmiştir. Selçuklu tahtına oğlu Melikşah oturmuştur. Türkler, Alparslan ve Melikşah çağında Erzurum'u muhasara ve fetih teşebbüsünde bulunmamışlardır. Gürcistan Kralı II. Giorgi, Ahıska, Ardahan, Şavşat ve Artvin yörelerini yeniden ele geçirmiş ve Erzurum'daki Bizans'ın Doğu Komutanı Bakuryan'la işbirliği yaptı. Babasının seferleriyle Türk ve İslâm nüfuzuna geçen bu yerlerin yeniden Hristiyanlara geçmesine üzülen Sultan Melikşah, 1080 yılında, önemli komutanlarından biri olan Emîr Ahmed'i, güçlü bir orduyla sefere memur etti. Emîr Ahmed, bu senenin 24 Haziranında, Şavşat-Posof arasındaki Arsıyan Dağı'nın doğu eteklerinde bulunan ve o zamanlar Yukarı Posofun idare merkezi olan Kol Kalesi önündeki düzlüklerde Abhaz-Kartli (Gürcü) ordusuyla meydan muharebesi yaptı. Selçuklu ordusunun zaferiyle sonuçlanan savaşta, Kral Giorgi, Acara ormanlarına ve oradan da Abhazya'ya kaçarak canını kurtardı. Çaresiz kalan Kral, armağanlarla İsfahan'a, Melikşah'ın huzuruna gitti. Hristiyanlara karşı müşfik ve adaletli davranan Melikşah, yıllık vergi şartıyla Kakhet ülkesini Krala bağışladı. Bu zaferle, evvelce de birkaç defa fethedildiği halde elden çıkmış olan Kars'ı ve ardından da Erzurum ve Oltu'yu alarak Hristiyan hâkimiyetine kesin olarak son verdi. Kol Zaferi, Gürcistan Tarihi'nde uzun uzun anlatılmakta ve Didi Türk-oba (Büyük Türk Bayramı) adıyla anılmaktadır. Tarihe Kol Zaferi olarak geçen bu savaştan sonra Kür ırmağı boyları, Gürcistan, Kutayıs, Ahıska, Artvin, Şavşat, Acara Türklerle doldu. Bu tarihî hadiseyi müteakiben Kars, Erzurum, Oltu, Bayburt, Gümüşhane, Trabzon ve Rize bölgesi de alındı. Böylece Selçuklu Devleti'nin kuzey sınırları Trabzon ve Faş ırmağına kadar genişledi. Türkler bu tarihten itibaren Erzurum ve çevresine yerleşmeye başladılar. Buralar, Erzurum'da EbuT-Kasım Bey tarafından kurulan Saltuklu Beyliği'ne bağlandı. Burada adı geçen Bagratlı Kralı II. Giorgi'nin ölümünden sonra yerine geçen oğlu II. David zamanında kuzeyden Gürcistan'a gelen Şamanî Kıpçak Türkleri, Gürcistan'ı canlandırıp kuvvetlendirdiler. 1080 fethiyle alınan yerler 44 yıl Selçuklu Devleti sınırları içinde kalmış, Kıpçakların çoğunluk olduğu Gürcü ordusu, 1124 yılında buraları tekrar ele geçirmiştir. Ortodoks Kıpçak Atabekleri, İlhanlı çağında, 1268 yılında Ahıska-Posof bölgesine hâkim olmuş ve yarı bağımsız bir hükümet kurmuşlardır. Bölge, 1578 yılında ebediyen Türkiye devletine katılmıştır. |